16 August 2009Usain Bolt 9.58

Usain Bolt yine inanılmaz bir derece yaptı ve 9.58 koştu. 2.olan Tyson Gay bile 9.71 koştu. Bu sefer genelin aksine çok iyi bir çıkış yaptı ve son metrelerde frene de basmadan bu dereceyi yaptı. Gerçekten inanılmaz.

4 August 2009Ziyaretçiler dizisi geri dönüyor

80 li yıllarda TRT’de yayınlanan efsane dizilerden birisi olan Ziyaretçiler (Visitors) dizisi geri dönüyor. Bu dizi de Battlestar Galactica’da olduğu gibi bazı değişikliklerle ama ana konudan da fazla sapmadan yayınlanacak anladığım kadarıyla. Dizi önümüzdeki sene ABC kanalı tarafından yayınlanacak. Bu dizide de 4400, Smallville gibi dizilerden tanıdık yüzler de var. Dizi ilk olarak 13 bölümlük bir sezon olarak yayınlanacak ve alacağı tepkilere göre de devamı gelebilir.

Asıl niyetleri dünyayı ele geçirmek olan ziyaretçilerin başında, görüldüğü üzere yine bir kadın var. Daha önce Jane Badler’ın oynadığı karakterden farklılıklar olacaktır ama ne kadar farklı olacak onu ilerde göreceğiz. Yeni karakteri oynayan kişiyi Halle Berry’e çok benzettim. Ayrıca diziyi izleyenlerin en net hatırladıkları olaylardan biri olan, dışı insan derisi ile kaplanmış kertenkele benzeri kimliklerini saklamaları konusunda değişiklik yok gibi görünüyor. Ancak fare yeme olayları devam edecek mi göreceğiz :)

Dizinin tanıtım videosu:

11 July 2009The Guitar

the_guitar

Daha önce de izlediğim ve dün akşam tekrar izlediğim “The Guitar” isimli filmden bahsedeceğim biraz.

Filmin yukarıda da görülen oldukça ilgi çekici bir afişi vardır ve ilgi çeken yönü tabii ki filmin ana teması durumunda olan bu kırmızı renkli (Candy Apple Red denir aslen) 63 Fender Stratocaster modeli gitar. Gitarın kıvrımlarının bir kadına benzetilmesi gayet hoş tabii. Ayrıca almak istediğim gitar olması da bu film hakkında yazı yazmak istememin sebebidir.

<filmi anlatıyorum>

Filmde Melanie (Melody diyor kendisine) adlı bir kadın devamı »

11 July 20093. Boğaz Köprüsü, katledilen doğa, rant köprüsü

3. Boğaz Köprüsü’nün hazırlıkları -her nedense- gizli şekilde yapılmaya başlandı. İlk etapta da otoyol geçişleri için bir çok ağaç katledildi. Hani işin yangından mal kaçırır gibi gizli gizli yapılması ayrı saçmalık, neredeyse kesile kesile zaten elde azıcık kalmış ağaçların katledilmesi ayrı saçmalık bir de -hani yapıldı diyelim- bu kafayla trafik sorunu zaten çözülmez ki. Sadece kesilen ağaçlar söz konusu değil kurutulan göl(ler) de söz konusu. Doğaya bu kadar düşman bir anlayışa ne denir ki ya da onlardan ne beklenir ki? Nasılsa körü körüne şakşak yapanlar var… onların da kesilen ağaçlar, katledilen doğa umurlarında değil zaten.

Bazıları köprüden raylı sistem geçecek diye övünüyor. Hangi raylı sistem? Düzgün bir raylı sistemin ya da altyapın yok ki raylı sistemle köprüyü geçeceksin. Raylı sistem dediğin karayolundan bozma ray döşenmiş yollar devamı »

7 July 2009Ronaldo, Real Madrid ve pahalı görünümlü bedava transfer

Geçtiğimiz günlerde Cristiano Ronaldo, Real Madrid‘e 94 milyon € luk rekor bonservis bedeliyle transfer oldu. Ardından da yeni taraftarıyla buluştu. Real Madrid dünyanın en zengin kulüplerinden biri ama burada asıl kazanan Ronaldo mu yoksa Real Madrid mi?

cristiano_ronaldoAslında her ikisinin de kazandığını hatta Ronaldo‘yu satan Manchester United’ın da kazandığını söylemek mümkün. Parayı alan Manu zaten kazandı, Ronaldo da artan yıllık ücreti ve yine artacak reklam gelirleriyle şimdiden kazanmış oldu. Ya Real Madrid?

Bence asıl Real Madrid kazandı. Ronaldo‘nun oyununu ve kişiliğini pek sevmem. Fakat Ronaldo henüz 24 yaşında, yetenekli ve yaşına oranla tecrübeli bir futbolcu. Futboluyla bu takımı belki şampiyonluklara taşıyacak belki de taşıyamayacak ama Real Madrid‘in sadece forma satışlarıyla bu transfer bedelini çıkartacağını söylemek mümkün. 9 numaralı yeni Ronaldo forması satışa çıktığı saat içerisinde – söyleyenlerin yalancısıyım- 85€ dan 5000 adet satılıvermiş bir çırpıda. Yani 1 saatte 425.000€ luk satış. Forma satışının devamı »

4 July 2009Michael Bolton – Ferhat Göçer konseri 2009

Daha önceki konserini kaçırdığım ve gelmesini dört gözle beklediğim Michael Bolton geldi ve verdiği muhteşem konser ile gönüllerimizi bir kez daha fethetti.

michaelbolton-ferhatgocerKuruçeşme Arena’da sahneye önce Ferhat Göçer çıktı ve sanırım 10 tane şarkı söyledi. “My Way” ile başladı, hatırladığım kadarıyla İspanyolca, İtalyanca gibi değişik dillerde birkaç şarkıyı ve “Vincero Perdero” yu söyledi. Ayrıca “Senede Bir Gün” ve son şarkı olarak seçtiği “Sessiz Gemi” gibi 2 eski şarkıyla seyirciyi mest etti. Standart albüm şarkıları yerine bu tür bir seçim yapması hoştu ama biz seyirciler esasen televizyonda sıklıkla gördüğümüz Ferhat Göçer’in konserine değil de Michael Bolton’un konserine geldiğimiz için Michael Bolton’un çıkmasını dört gözle bekledik.

Verilen 30 dakika civarında aradan sonra 22:30 gibi sahneye Michael Bolton çıktı ve “Soul Provider” ile enfes konserine başladı. Birkaç şarkı sonra seyirciden izin alarak üzerindeki ceketi attı, kot pantalon ve t-shirt ile konserine devam etti. Sahneden bir ara ayrıldı ve o arada orkestradaki herkesin solo performansını içeren bir atraksiyon yaptılar. Bu performans çok güzeldi gerçekten. Michael tekrar geldiğinde kot pantalon ve t-shirt yerine gayet ciddi bir elbise ile çıktı. Daha önce Pavarotti ile birlikte (ünlü pek çok sanatçı ile beraber) seslendirdikleri “Nessun Dorma” yı orkestra olmadan, arka plandaki keman ağırlıklı altyapı üzerine söyledi. Daha sonra Ferhat Göçer ile birlikte “Newyork Newyork” ve “Fly Me To The Moon” u söylediler.

“When A Man Loves A Woman” şarkısını söylemeye başladığında gözlerimiz onu aradı ama göremedik çünkü devamı »

30 June 2009NBA’deki son takaslar

shaq-lebronNBA’de son günlerde olan bazı takaslardan bahsedeceğim. İlk önemli takas olayı Shaquille O’Neal’ın Cleveland Cavaliers’e gitmesi oldu. LeBron ile aynı takımda olmaları ilgi çekse de muhtemelen kariyerinin son sezonunu oynayacak olan Shaq’in sürekli değil de bazı maçlarda fayda sağlayabileceğini düşünüyorum.

Ardından Richard Jefferson’ın San Antonio Spurs’a geldiği duyuldu. Bu transferin çok başarılı olması da çok başarısız olması da mümkün. Jefferson yetenekli ve devamlılığı olan bir oyuncu. NBA gibi maç trafiği çok yoğun bir ligde 2 sezon boyunca maç kaçırmaması bunun ispatı. Ama şampiyonluğu hedefleyen bir takımda oynamamış olması bir dezavantaj. Gittikçe yaşlanan Spurs’un yavaş yavaş gençleştirilmeye çalışıldığı görülüyor.

Şimdilik son takas ise Vince Carter’ın Hidayet’in formasını giydiği Orlando Magic’e gelmesi oldu. carter1aVince Carter; spekülatif hareketleri ve smaçları, izleyiciyi etkileyen göze hoş gelen bir oyunu olsa da ve 1999 da yılın çaylağı seçilmesine rağmen şampiyonluk hedefleyen bir takım için fazla katkı sağlamaz diye düşünüyorum. Yani “winner (kazanan)” bir oyuncu değil. Hidayet’in ise bu seneki müthiş performansına rağmen Carter’ın gelmesi ile takımda alacağı dakikaların azalacağı muhtemel. Carter’ın tek başına NBA’de izlenme oranı hala yüksek olduğu için Hidayet’in süresi azalacaktır. Zaten Hidayet takımının teklifini kabul etmedi. Bu senenin en iyi performanslarından birini gösteren Hido’nun transfer konusunda alternatifleri var ve daha önceki gibi isteyene değil istediğine gitme şansı var. Bekleyip göreceğiz.

Tabii asıl beklenen -daha önce yazdığım gibi- 2010 da serbest kalacak pek çok süper yıldızın olacak olması. LeBron James, Dwayne Wade, Chris Bosh, Amare Stoudemire gibi. Bu oyuncular bildiğim kadarıyla kontratlarını uzatmadılar henüz ama çoğunun serbest kalması ve önemli takasların gerçekleşmesi muhtemeldir.

26 June 2009“A1392 C2.181 error loading pbcl” hatasının çözümü

Bettlefield 2 oyununda 1.41 yaması yüklendikten sonra “This PB server requires A1392 C2.181 error loading pbcl” şeklinde çıkan hata, Punkbuster’ın güncellenmesi gerekliliğinden kaynaklanıyor. Bu sorunun çözümü şu şekilde:

- http://www.evenbalance.com/index.php?page=pbsetup.php adresine gidilir (burada gereken açıklama var ama ben Türkçesini de yazayım)

- Biraz aşağıdaki tabloda görünen işletim sisteminize göre download seçeneklerinden size uygun olanı indiriyorsunuz

pbsetup2

- Yüklemeyi başlattıktan sonra çıkan onay penceresini onayladıktan sonra çıkan kısımda “add a game” butonuna tıklayıp “Battlefield 2″ seçeneğini seçiyoruz ve listeye ekleniyor.

- Son olarak eklenen bu satır seçildikten sonra “Check for updates” diyoruz ve gereken güncelleme bitiyor.

10 March 2009İlim ve İrfan dergisi

Bilim ve Teknik dergisinin son sayısında Darvin konusunda yapılan sansüre doğrusu hiç şaşırmadım. Cern Deneyi ile ilgili yazdığım yazıda da bilime olan bakış açısından ve tahammülsüzlükten bahsetmiştim, tekrar aynı şeyden bahsetmek gereksiz çünkü mantalite aynı. Hele hele özerkliğini kaybeden bir kurumda böyle bir olayın yaşanmış olması da gayet normal.

Sorarsanız ki “sen bu teoriye inanıyor musun?” diye, “ben de bu teoriye inanmıyorum” derim. Ama bu yanlıştır diye de ahkam kesemem. Eğer bu teoriyi doğru bulmuyorsanız ya inanmazsınız ki bu sizi bağlar ya da karşı bulgularla bunun aksini “bilimsel anlamda” ispatlamaya çalışırsınız ya da ispatlarsınız olur biter. Ama bu, çeşitli dogmalara ve statik düşüncelere göre açıklanmaya çalışılırsa bilimsel açıdan hiçbiryere varılamaz ve Kopernikus Sistemi’ni savunan Galileo’nun karşısındaki kilise durumuna düşülür.

Not: Konu başlığı CnnTürk’te yayınlanan “beşN birK” programından alınmıştır.

8 March 2009Sorunu sor kim olduğunu söyleyeyim…

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye’ye geldi ve sorulacağını tahmin ettiğim Monica hakkındaki beyinsiz soru kendisine soruldu. İşte bakış açımız bu, dünyanın hangi ülkesinde bu tür bir soru soruldu kendisine çok merak ediyorum.

Böyle beyinsizlikler artık o kadar çok oluyor ki. Televizyonlarda en çok izlenen ve düzgün Türkçe konuşmayı bilmeyen insanların sunduğu programlara, yarışma denilen ama saçmalıkların yarıştığı programlara, çok dinlenilen ama müzik bile denmeyecek garip seslere, internet sitelerinde yapılan yorumlara, siyasetçilerin ahlak anlayışına ve üslupsuzluklarına, devletimizin soyulmasının normal karşılanmasına, trafikte insanlarımızın araç kullanımına ve emniyet şeridini normal şerit gibi kullanmayı normal sayanlara ve buna benzer olaylara bakınca bu seviyede bir sorunun sorulacağını ve bunun da normal karşılanacağını tahmin etmek hiç zor değil.

Tepkisiz, gördüğünü yorumlamaktan aciz, ödediği verginin devleti soyanlara peşkeş çekilmesine ses çıkarmayıp üstüne bir de alkışlayan, kendisine sunulan beş para etmez düşüncelere körükörüne tapan garip bir toplum olduk çıktık. Yazık canım ülkeme.