8 February 2008Biyoyakıt boş bir hayaldir!

Bunu her zaman söylerim: “biyoyakıt, biyodizel kandırmacadır, yararlı değil zararlıdır” diye. Neden? İşte cevabı verilmiş zaten:

Petrole olan bağımlılığı azaltacağı ve iklim değişikliğiyle mücadelede etkili olacağı gerekçesiyle başta ABD olmak üzere birçok ülkenin yöneldiği bioyakıtlarla ilgili iki araştırmadan olumsuz sonuç çıktı.

“Journal of Science”da yayımlanan iki ayrı araştırmada, bioyakıt elde edilecek tarım alanlarının açılması için ormanların yok edildiği, bunun da daha fazla karbondioksit salımına yol açtığı vurgulandı.

Uzmanlar, ormanların tahrip edilmesiyle atmosfere 17 ila 420 kat daha fazla karbondioksit salınacağını belirtiyor.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/434940.asp

Gelecek biyoyakıtta değil, gelecek başta Hidrojen olmak üzere yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarında. Biyodizel üretimi için gerekli olan kanola, soya gibi bitkilerin üretilmesi ve petrol kullanımının “bir ölçüde” azalması olumlu görünmekte ama kısa vadede böyle görünmesi aldatıcıdır. Endüstriyel amaçlı tarımın sonucu çölleşme ve kuraklıktır. Ayrıca petrol rezervleri tükenmeye yüz tuttuğunda bu sefer alternatif enerjiyi satın alacağız ve enerji konusundaki mevcut dışa bağımlılığımız devam edecek.


“Biyoyakıt boş bir hayaldir!” konusunda 5 yorum var

  1. Bavyeralı / 16 February 2008 - 14:48

    Canelcin nereden çıkardın bu konuyu şimdi :) ayrıca Kanola tamam verimi iyidir kanadalıdır ama asıl ürün biyoyakıt için Jatropha curcas’dır.Ayrıca ben hiçde boş bir hayal olduğunu zannetmiyorum ama neyse ülkemizde ki halihazırdaki birlikler ve yeni kurulacak örgütlerle bu yakıtların (özellikle biyodizel) üretimi yakın zamanda büyük hız kazanacak ozaman bu ormanların tahrip edilme konusu daha da belirgin olur.


  2. Can Elçin / 16 February 2008 - 22:13

    Bu ürünler sonuçta yakıtın maliyetini düşüren bir katkı, gerçi düştüğünü de görmüyoruz ya :) Yani tek başına yakıt özellikleri yok, daha doğrusu yetersiz. Yakın gelecekte petrol ürünleri tükeneceği zaman biyoyakıtın bir fonksiyonu da kalmayacak. Zaten bu yüzden gelişmiş ülkeler alternatif enerji ve yakıt olarak başta “Hidrojen” olmak üzere çalışmalar yapıyorlar.

    Biz ise “biyodizel babaaa” diyerek başarı sağladığımızı zannediyoruz. Ülkemizde karlı olur diye pamuk tarlasını zeytinliğe çevirenler var, bu ilerki zamanlarda zeytinlikleri, narenciye bahçelerini vs leri tarlaya dönüştürmeye de gider.


  3. Can Elçin / 16 February 2008 - 23:09

    Bir de ben “Biyotarım” a karşıyım ama mesela “Biyokütleden enerji üretmeye” karşı değilim.


  4. Sutekin Kürşat / 09 March 2008 - 12:34

    Öncelikle bir konuda anlaşalım hidrojen enerjisi diye birşey yok. Hidrojenden enerji üretilmiyor sadece hidrojen döngüsü enerjiyi depolamanın en temiz yolu en ucuz yoluysa şimdilik karbon döngüsü. Gelelim kaynak olayına, petrolde, kömürde, kanola yağıda bildiğimiz karbon dönüşümünün bir ürünüdür. İlk ikisinin döngü süreci çok çok uzun yıllar ve müsait basıncı gerektirmektedir. Diğeri ise daha kısa sürede ve insan kontrolünde yapılablecek bir döngüdür. Mamafih mevcut şeraitte her iki boydaki döngüde de en ilkel yöntem, karbon döngüsü kullanılmaktadır. Halbuki birim miktar stoktan daha çok enerji dönüştürülebilen hidrojen döngüsüne birazda maaliyetli olması etkisiyle olsa gerek kimse dönüp bakmamaktadır.
    Sonuç itibariyle enerji kaynağı direkt önemli değil, bu enerji kaynağından hangi çevrimle faydalandığımız önemli hava kirliliğinin ve sera etkisinin artmaması için. Şahsen uzun zamanda oluşturulabilen sınırlı kaynakların kullanılması yerine kısa zamanda oluşturulabilen kontrollü kaynakların kullanılmasından yanayım.
    Ayrıca sadece Türkiye’de yağların ya da etanolün katkı olarak kullanıldığını belirteyim, zira motor yapısı pek uygun değil. Mesela ilk model Ford’lar etanol ile çalışabiliyordu, kısa süre öncesine kadar Brezilya’da ki kendisi orta büyüklükte petrol üreticisidir, benzin istasyonu yoktu; etanol istasyonları vardı.
    Kısaca onlar sadece katkı değil ana enerji kaynağı sadece Türkiye’de doğru kullanılmıyor. Ancak dediğim gibi hem Dünya’da hemde Türkye’de çok ilkel bir yöntemle doğanın bize sunduğu kaynakları saçıp savuruyoruz. Ateş bulunallı 5000 yıldan fazla oldu yahu…


  5. Mercan / 25 March 2008 - 13:09

    Biyoyakıt boş bir hayal değil gereksiz bir yatırımdır. Biyoyakıt ile tarım alanları, başka enerji kaynakları oluşturma mümkün iken, talan edilmekte. Aç olan insanlar unutulmakta. Ayrıca geçenlerde bir ekonomi dergisinde okuduğuma göre etanol üretiminde çok fazla su kullanılıyormuş. Ve ayrıca fazla mahsul için çok gübre kullanılıyor ki bu da toprağın ve suyun dengesini bozmakta. Batılı diyorki ben Araplara bağımlı olmak istemiyorum yakıt konusunda ve tükettikçe tüketiyor doğayı.


Trackback URI | Comments RSS

Yorum yap

Şu tagları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
Güvenlik için resimdeki işlemin yanıtını soldaki kutuya yazınız. Eşitliğin cevabını sesli dinlemek için resmin üzerine tıklayınız.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation