NBA’de son günlerde olan bazı takaslardan bahsedeceğim. İlk önemli takas olayı Shaquille O’Neal’ın Cleveland Cavaliers’e gitmesi oldu. LeBron ile aynı takımda olmaları ilgi çekse de muhtemelen kariyerinin son sezonunu oynayacak olan Shaq’in sürekli değil de bazı maçlarda fayda sağlayabileceğini düşünüyorum.
Ardından Richard Jefferson’ın San Antonio Spurs’a geldiği duyuldu. Bu transferin çok başarılı olması da çok başarısız olması da mümkün. Jefferson yetenekli ve devamlılığı olan bir oyuncu. NBA gibi maç trafiği çok yoğun bir ligde 2 sezon boyunca maç kaçırmaması bunun ispatı. Ama şampiyonluğu hedefleyen bir takımda oynamamış olması bir dezavantaj. Gittikçe yaşlanan Spurs’un yavaş yavaş gençleştirilmeye çalışıldığı görülüyor.
Şimdilik son takas ise Vince Carter’ın Hidayet’in formasını giydiği Orlando Magic’e gelmesi oldu.
Vince Carter; spekülatif hareketleri ve smaçları, izleyiciyi etkileyen göze hoş gelen bir oyunu olsa da ve 1999 da yılın çaylağı seçilmesine rağmen şampiyonluk hedefleyen bir takım için fazla katkı sağlamaz diye düşünüyorum. Yani “winner (kazanan)” bir oyuncu değil. Hidayet’in ise bu seneki müthiş performansına rağmen Carter’ın gelmesi ile takımda alacağı dakikaların azalacağı muhtemel. Carter’ın tek başına NBA’de izlenme oranı hala yüksek olduğu için Hidayet’in süresi azalacaktır. Zaten Hidayet takımının teklifini kabul etmedi. Bu senenin en iyi performanslarından birini gösteren Hido’nun transfer konusunda alternatifleri var ve daha önceki gibi isteyene değil istediğine gitme şansı var. Bekleyip göreceğiz.
Tabii asıl beklenen -daha önce yazdığım gibi- 2010 da serbest kalacak pek çok süper yıldızın olacak olması. LeBron James, Dwayne Wade, Chris Bosh, Amare Stoudemire gibi. Bu oyuncular bildiğim kadarıyla kontratlarını uzatmadılar henüz ama çoğunun serbest kalması ve önemli takasların gerçekleşmesi muhtemeldir.
Bettlefield 2 oyununda 1.41 yaması yüklendikten sonra “This PB server requires A1392 C2.181 error loading pbcl” şeklinde çıkan hata, Punkbuster’ın güncellenmesi gerekliliğinden kaynaklanıyor. Bu sorunun çözümü şu şekilde:
- http://www.evenbalance.com/index.php?page=pbsetup.php adresine gidilir (burada gereken açıklama var ama ben Türkçesini de yazayım)
- Biraz aşağıdaki tabloda görünen işletim sisteminize göre download seçeneklerinden size uygun olanı indiriyorsunuz

- Yüklemeyi başlattıktan sonra çıkan onay penceresini onayladıktan sonra çıkan kısımda “add a game” butonuna tıklayıp “Battlefield 2″ seçeneğini seçiyoruz ve listeye ekleniyor.
- Son olarak eklenen bu satır seçildikten sonra “Check for updates” diyoruz ve gereken güncelleme bitiyor.
Bilim ve Teknik dergisinin son sayısında Darvin konusunda yapılan sansüre doğrusu hiç şaşırmadım. Cern Deneyi ile ilgili yazdığım yazıda da bilime olan bakış açısından ve tahammülsüzlükten bahsetmiştim, tekrar aynı şeyden bahsetmek gereksiz çünkü mantalite aynı. Hele hele özerkliğini kaybeden bir kurumda böyle bir olayın yaşanmış olması da gayet normal.
Sorarsanız ki “sen bu teoriye inanıyor musun?” diye, “ben de bu teoriye inanmıyorum” derim. Ama bu yanlıştır diye de ahkam kesemem. Eğer bu teoriyi doğru bulmuyorsanız ya inanmazsınız ki bu sizi bağlar ya da karşı bulgularla bunun aksini “bilimsel anlamda” ispatlamaya çalışırsınız ya da ispatlarsınız olur biter. Ama bu, çeşitli dogmalara ve statik düşüncelere göre açıklanmaya çalışılırsa bilimsel açıdan hiçbiryere varılamaz ve Kopernikus Sistemi’ni savunan Galileo’nun karşısındaki kilise durumuna düşülür.
Not: Konu başlığı CnnTürk’te yayınlanan “beşN birK” programından alınmıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye’ye geldi ve sorulacağını tahmin ettiğim Monica hakkındaki beyinsiz soru kendisine soruldu. İşte bakış açımız bu, dünyanın hangi ülkesinde bu tür bir soru soruldu kendisine çok merak ediyorum.
Böyle beyinsizlikler artık o kadar çok oluyor ki. Televizyonlarda en çok izlenen ve düzgün Türkçe konuşmayı bilmeyen insanların sunduğu programlara, yarışma denilen ama saçmalıkların yarıştığı programlara, çok dinlenilen ama müzik bile denmeyecek garip seslere, internet sitelerinde yapılan yorumlara, siyasetçilerin ahlak anlayışına ve üslupsuzluklarına, devletimizin soyulmasının normal karşılanmasına, trafikte insanlarımızın araç kullanımına ve emniyet şeridini normal şerit gibi kullanmayı normal sayanlara ve buna benzer olaylara bakınca bu seviyede bir sorunun sorulacağını ve bunun da normal karşılanacağını tahmin etmek hiç zor değil.
Tepkisiz, gördüğünü yorumlamaktan aciz, ödediği verginin devleti soyanlara peşkeş çekilmesine ses çıkarmayıp üstüne bir de alkışlayan, kendisine sunulan beş para etmez düşüncelere körükörüne tapan garip bir toplum olduk çıktık. Yazık canım ülkeme.
Dünyanın ve Amerika’nın en büyük şirketlerinden biri olan General Motors’un mali yetersizlik durumunda iflas yasasına başvurabileceğini açıklamasının ardından Türkiye’de Dolar yükseliş gösterdi.
Bunun mantığını pekçok şey gibi çözemedim, bize has bir durum bu. Mantık çerçevesinde düşününce Amerika’nın en büyük şirketlerinden birinin iflas etme riskinin, Amerika ekonomisi ve Amerikan Doları üzerinde az ya da çok olumsuz etki yaratması beklenir. Ama dolar yükseliş gösteriyor ülkemizde. Garip, mantıksız ama gerçek.
Az önce gördüğüm şeye inanmak zor ama Deep Purple, “Deep Purple 40 Years Anniversary Tour” turnesi kapsamında 20 Temmuz 2009 tarihinde Kuruçeşme Arena’da bir konser verecekmiş. Gözlerimi ovuşturup yeniden baktım, şu an Biletix’de gerçek görünüyor.
Her ne kadar Ritchie Blackmore gibi çok önemli bir isim aralarında olmasa da, grupla 40 yılı aşmış 3 ismi (Ian Gillan, Roger Glover ve Ian Paice) hala içinde barındırması bile yeterli sayılabilir. Tabii gruba 94 yılında katılan Steve Morse adlı efsaneyi de yazmamak hata olur.
NBA’de tüm kadro planları 2010 yazına göre yapılmış durumda. Bunun sebebi önemli pekçok oyuncunun kontratının bitiyor olması. Özellikle 2003 yılının draftlerinin önemli isimlerinin de yer aldığı bu oyuncular kontratlarını uzatmadıkları takdirde çok önemli transferler görebiliriz.
Bilmeyenler için NBA’deki transfer kuralını çok kısa özetleyeyim. NBA’de her takımın oyunculara ödeyeceği kontrat bedeli toplamının sınırı var. Bu nedenle özellikle süperstar seviyesinde oyuncu sayınız sınırlanıyor ve 3 den fazla maksimum kontratlı süperstar oyuncuyu kadroda tutamıyorsunuz. Yani parayı bastırıp aynı anda LeBron, Wade, Kobe, Duncan’ı transfer edebilme şansınız yok. Takımlar bu nedenle özellikle yüksek ücret alan oyuncularını takas yoluyla değiştirerek salary cap denilen kontrat boşlukları yaratmaya çalışıyorlar.
O transfer sezonu için en ciddi hazırlık yapan takım ise New York Knicks. Onun dışında Detroit Pistons, New Jersey Nets gibi takımlar da hazırlık yapıyor. Knicks’in en büyük hedefi LeBron James. devamı »
Cern deneyi bugün yapılıyor. Bu önemli deneyin ayrıntıları heryerde anlatılıyor zaten. Son birkaç gündür medyamızda bu konu ile ilgili malum başlıklar ve yorumlar var. Özellikle karadelik oluşacağı ve dünyamızı da yutacağı gibi. Yoksa kimsenin haberi bile olmayacaktı. Bu sayede tüm Türkiye şu anda Cern deneyinin sonuçlanmasını bekliyor
Gerçi bugün birşey olmayacak, deney başlıyor ama bu deney uzun soluklu. Sonucunda kara delik falan da oluşmayacak, teknoloji o kadar da ilerlemedi merak etmeyin.
Bazı haber sitelerine baktığımda ‘tahmin ettiğim gibi’ bazı malum yorumların ve mantalitenin aynı kaldığını gördüm. Bir kesim, bunu “ısrarla” hala din konusu ile bağdaştırmaya çalışıyor. “Allah yaratmış neyi kurcalıyorsunuz” diyorlar mesela.
İnsaf yahu, ben de herşeyi Allah’ın yarattığına inanıyorum ama devamı »
WordPress’in son sürümü 2.6.2 yayınlandı. Bu sürümde de birkaç hata düzeltildi. Yapılan değişikliklerin ayrıntıları için şu sayfaya bakabilirsiniz. Türkçesi de 1 saat kadar önce yayınlandı.
Dünkü yarış, SPA pistinin karakterinden de kaynaklanan nedenlerle bazı anlarda oldukça zevkliydi. Ama özellikle yağmurun herşeyi altüst ettiği son 3 tur inanılmaz heyecanlı geçti.
Hamilton yarışa ilk sırada başladı ve iyi çıkış yaparak yerini korudu. Raikkonen de 4.sıradan iyi bir kalkış yaparak en kötü çıkışı yapan Kovalainen’i geride bıraktı ve daha sonra da takım arkadaşı Massa’yı geride bırakarak ilk turun ortasında 2.sıraya yerleşti. 2.turda ise Hamilton ilk virajda kontrolünü kaybedip momentumunu kaybedince Raikkonen onu da geçerek 1.sıraya yükseldi. Bu manevralar izleyiciler için çok hoş karelerdi.
devamı »